Indeks Indeks  ­PortalPortal  ­CalendarCalendar  ­GalleryGallery  ­FAQFAQ  ­Tilmeldte brugereTilmeldte brugere  ­GrupperGrupper  ­SøgSøg  ­TilmeldTilmeld  ­LoginLogin  
Poll
Latest topics
» gencligin mekani
Tirs okt 14, 2008 2:10 pm by sivasli_güzel

» Atatürk'ün Soy Ağacı
Lør mar 22, 2008 8:50 pm by deli-kral

» Ortaokul öğrensine göre 'ATATÜRK'
Lør mar 22, 2008 8:50 pm by deli-kral

» Atatürkçülük ne demek?
Lør mar 22, 2008 8:49 pm by deli-kral

» Fikriye Hanımın Aşkı
Lør mar 22, 2008 8:49 pm by deli-kral

» Atatürk'ün Kütahya Lisesine yaptığı konuşma
Lør mar 22, 2008 8:48 pm by deli-kral

» Türk Bayrağı Kanunu
Lør mar 22, 2008 8:48 pm by deli-kral

» Atatürk'ün Diyarbakır Günlüğü
Lør mar 22, 2008 8:46 pm by deli-kral

» Anıtkabir Şiir
Lør mar 22, 2008 8:46 pm by deli-kral

» Atatürk Devrimleri
Lør mar 22, 2008 8:45 pm by deli-kral

» Atatürk'ün Dil ve Kültür Anlayışı
Lør mar 22, 2008 8:45 pm by deli-kral

» CHP ( Atatürk Dönemi)
Lør mar 22, 2008 8:42 pm by deli-kral

» Atatürk'e neler borçlu olduğumuzun resmidir...
Lør mar 22, 2008 8:41 pm by deli-kral

» Yabancı pullarda ATATÜRK...
Lør mar 22, 2008 8:40 pm by deli-kral

» Atatürk'ten Beş Altın Söz !
Lør mar 22, 2008 8:39 pm by deli-kral

» GTA-San Andreas ek
Ons mar 19, 2008 8:15 am by deli-kral

» King Of The Road
Ons mar 19, 2008 8:14 am by deli-kral

» Empire Earth 2
Ons mar 19, 2008 8:13 am by deli-kral

» Need For Speed: Underground (+9 Trainer)
Ons mar 19, 2008 8:12 am by deli-kral

» Call of Duty: United Offensive
Ons mar 19, 2008 8:10 am by deli-kral

» Grant Theft Auto (GTA) - Vice City
Ons mar 19, 2008 8:09 am by deli-kral

» Counter Strike: Condition Zero
Ons mar 19, 2008 8:07 am by deli-kral

» Need For Speed Underground 2
Ons mar 19, 2008 8:05 am by deli-kral

» Cs HiLeNiN En İyİSi Anarchy HooK
Ons mar 19, 2008 8:03 am by deli-kral

» NFS Carbon Hileleri
Ons mar 19, 2008 8:00 am by deli-kral

Top posters
deli-kral (386)
 
sivasli-ozan (79)
 
sivasli_güzel (59)
 
serkancel (15)
 
sivasli-emre (1)
 
fenerbahceli-cerkezz (1)
 
tual (1)
 
Skriv nyt emne    Besvar indlægget
 

Fikriye Hanımın Aşkı

Vis foregående emne Vis næste emne Go down 
Forfatter Besked
deli-kral
MuZiK74BoArD AdMiN
MuZiK74BoArD AdMiN


Male
Age: 16 Registration date: 06/03/08 Antal indlæg: 386 Nerden: NEVSEHIR

IndlægEmne: Fikriye Hanımın Aşkı   Lør mar 22, 2008 8:49 pm




Atatürk'ten ayrılınca yalnızlığa gömülen Latife Hanım, bile bile ölüme gitti. Ölürken göğsünde O'nun resmini taşıyordu

Fikriye Hanım (1887 - 1924)


Fikriye Hanım 1887 yılında Selanik'de doğdu. Fikriye Hanım Zübeyde Hanım'ın ikinci eşi Galip Bey'in kardeşinin kızıdır. Genç yaşta bir Mısırlı ile evlenmiş fakat bu evliliği yürütemeyerek, ailesinin yanına dönmüştür.
1923 yılına değin Çankaya Köşkünde Mustafa Kemal'e yardımlarda bulundu. Bu arada ciğerlerinden rahatsızlandı. Münih'e gitmek zorunda kaldı. Mustafa Kemal'in Latife Hanımla evliliğini öğrenince Türkiye'ye geri döndü. Birkaç gün Çankaya Köşkü'nde misafir edildi. İstanbul'a yerleşmeye karar verdi. 1924 yılında Ankara'dan ayrılmadan önce Münih'ten Mustafa Kemal'e getirdiği hediyeyi vermek üzere Çankaya Köşkü'ne gitti. Fakat başyaverin, Mustafa Kemal'i görmesini engellemesini kendine yediremeyen Fikriye Hanım Köşkün önünde tabanca ile kendini vurarak intihar etti.

İşte Fikriye'nin Ata'ya duyduğu büyük aşk için söylenilenler:

Latife Hanım'ın erkek kardeşi Ömer Uşşaki'nin torunu Dilek Bebe, "Yüzyılın Aşkları" belgeselinde, halasının Atatürk'le evlilik hayatını anlattı.
Anlattıklarından, bugüne dek Atatürk'ün yakın çevresi tarafından "huysuz gelin" diye nitelenen Latife Hanım'ın bu evliliğe ve boşanmasına nasıl baktığı anlaşılıyor.


Fikriye Hanım'ın Köşk'e gelmesiyle ilk ciddi kavgayı yaşadıkları doğru mu?
Bunu şöyle düşünün: Sizin eskiden birlikte yaşamış olduğunuz bir hanım gelip kapınızı çalsa ve sizin evde kalmaya kalksa eşiniz ne der? Ben de olsam sinirlenirim. Kaldı ki Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ndesiniz. Bu, çiftin arasındaki ilişkiyi de bozar, Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne olan saygıyı da bozar. Çünkü normal bir durum değil. Halam, bütün nezaketine rağmen bazı şeyleri anlatamayınca herhalde bir gün kapısının önünde, 'Bu hanım hâlâ burada mı?' demiş. Ve bunu da Fikriye Hanım duymuş ve gitmiş zaten...

Fikriye Hanım'ın ölümü ve Kemal Paşa'nın bir gün dalgınlıkla Latife Hanım'ı "Fikriye" diye çağırması...?
Bence Mustafa Kemal Paşa Fikriye Hanım'ın ölümü nedeniyle vicdan azabı çekmiştir. Sonra yanlışlıkla onun adını söylemesi kasıtlı bir şey değildir, ama halam herhalde çok üzülmüştür buna. Bildiğim kadarıyla o olayın ardından İzmir'den annesiyle babasını çağırır, evi terk etmek istediğini söyler. Muammer Bey ve Adviye Hanım da 'Evlilikte olur bunlar' diye onu ikna ederler.

Ama bir gün Mustafa Kemal Paşa, "Evine git" deyiverdi.
O korkunç, acı bir şey. O ayrılış şekli, evliliğin Atatürk tarafından görünüş şeklini ifade ediyordu bence...

Ayrıldıktan sonra pişman oldu mu Latife Hanım?
Halamı, hiçbir şeyden pişman olmuş olarak görmedim. Elbette hataları olmuştur. Ama Kemal Paşa'nın yok mudur? Halamda gençliğin verdiği bir fevrilik de var tabii...






Atatürk'ün yaveri Salih Bozok'un anılarını içeren ''Latife & Fikriye / İki Aşk Arasında Atatürk'' isimli kitap, Mustafa Kemal'in özel hayatına ışık tutuyor. İsmet Bozdağ'ın derlediği ve Truva Yayınları'ndan bu hafta sonu çıkacak kitapta Bozok, Atatürk'ü, ''Ben, Mustafa Kemal Paşa'nın sadece arkadaşı, dostu değil, hayranı idim... Bakışları başkaydı, düşünceleri başkaydı, insan münasebetleri başkaydı; velhasıl o kadar başkaydı ki, tanıyanlar ya ateşböcekleri gibi ışığına pervane kesiliyorlar ya da çekilip gidiyorlardı. Ben, pervane kesilenlerdendim'' diye anlatıyor. Kitaptan bazı bölümler şöyle:


'Fikriye, Atatürk'ü oyalamayı biliyordu'

''Fikriye, ortadan az uzun, ince, kara gözlü, kara kaşlı, aydınlık yüzlü bir kadındı. Güzelden fazla, alımlı idi... İstediği zaman kişiliğini insana duyurur, istediği zaman odanın içinde varlığı fark edilmezdi (...) Paşa, sabahları Fikriye'yi alarak yürüyüşe çıkar ve bu yürüyüşlerden çok hafiflemiş olarak dönerdi. Demek ki Fikriye, Paşa'nın canını sıkmamayı ve onu oyalamayı biliyordu.''


'Beni niçin eşime gammazlıyorsun?'

''Paşa, cephedeydi. Rakı içiliyormuş. Makbule Hanım'ın kadehi boş olduğu için Fikriye Hanım:

- Sen niye içmiyorsun abla?.. diye sormuş...

Vay, sen misin soran!.. Makbule Hanım alı alına, moru moruna karışıp ateş püskürmüş:

- Vay sen benim rakı içtiğimi kocama niçin gammazlıyorsun? diye.

Sofra altüst olmuş, yemek herkesin burnundan gelecek... Mustafa Mecdi Bey dayanamamış ve bir kâğıda, 'Ya şimdi susarsın ya da 'boş' kâğıdını yazarım' notunu yazmış... Makbule Hanım susmuş''


Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe, ! "Ata'nın Fikriye ile ilişkisi gerçek bir aşktı. Bunu da herkes biliyordu" diyor ve ekliyor:
Latife Hanım çok hırçın ve sinir hastasıydı. Zübeyde Hanım da Atatürk'ün yakın çevresi de Latife Hanım'ı hiç sevmemişti...

* Ya Fikriye Hanım...

Ona aşıktı. Hatırlamıyorum ama annem ve Sabiha Hanım anlatırdı. Fikriye Hanım, Ata'nın çevresindekilerin de beğenisini alan güzel bir kadınmış. Herkes hayranmış.

- Latife Hanım 'first leydi'liğe daha mı uygun bulunmuş?

Şöyle anlatılmıştı bana. Zübeyde Hanım hastalandığında Ata'ya bir mektup yazarak, evlenmesini istemiş. O sırada Latife Hanım yetiştiriliş tarzı, ailesi bakımından beğenilmiş. Ancak görünen gibi olmamış.

* Yurtdışında okuyan Latife Hanım'ın neyi uymamış Ata'ya?

Bir kere Zübeyde Hanım bu mektubu yazdıktan kısa bir süre sonra fikir değiştirmiş. Ata'nın yaveriyle haber gönderip, "Sakın evlenme" demiş. Ancak o sırada Ata'nın çevresindekiler de evlilik için bastırınca evlilik gerçekleşmiş. Bana anlatılanlar Latife Hanım'ın hırçın, hırslı ve şımarık olduğu. Aileden gelen bir sinir hastalığı da varmış. Ata'nın yakın çevresindekiler onu sevmemiş. Sonuçta Ata öldükten sonra da kendini odaya kapattı. Kimseyle görüşmedi.

* Ya Fikriye Hanım'ın ölümü?

Çok acıklı. Onunla ilgili anlatılanlardan çok etkilenirim. Fikriye Hanım döndüğünde eve alınmamış. Bu Ata'nın onun gelişinden habersizliğinden kaynaklanıyor. Fikriye Hanım buna çok içerlemiş. Latife Hanım'ın, Atatürk'ün Fikriye Hanım'la ilişkisini kesmesinde büyük etkisi var. Bana kalırsa, anlatılanlardan bildiğim Fikriye ve Ata'nın ilişkisi gerçek bir aşktı. Fikriye'nin hastalandığı da doğrudur. Paris'te tedavi görmüş.
Keşke Fikriye Hanım'la evlenseydi.


Alıntıdır.
_________________




Tilbage til toppen Go down
Vis brugerens profil http://muzik74board.forumg.biz

Fikriye Hanımın Aşkı

Vis foregående emne Vis næste emne Tilbage til toppen 
Side 1 af 1

Permissions of this forum: Du kan ikke besvare indlæg i dette forum
 :: :: KÜLTÜR & DIN & ATATÜRK ve TARIH Kösesi :: :: ATATÜRK Kösesi -
Skriv nyt emne    Besvar indlægget